PİYANO EĞİTİMİNDE BİLEK KULLANIMININ ÖNEMİ

Her çalgı eğitiminde olduğu gibi piyano eğitiminde de uygulanan her
çalışmanın, rahat ve
gevşek bir biçimde yapılması zorunludur. Aksi taktirde, kasılmalar ve
ağrıların olması
kaçınılmazdır. Bunun sürekliliği durumunda ise sakatlanmalar
olabilmektedir. Ayrıca, piyanodan
elde edilen sesler de bundan etkilenmekte ve istenilen nitelikte
olmamaktadır.Bu çalışmada, piyano tekniğinde kullanılan dört
mekanizmadan biri olan ve piyano eğitiminde önemli bir yer tutan bilek
ele alınarak tanımı yapılmış; bilek rahatlığının önemi vurgulanmış ve
bunun kazandırılmasına ilişkin çeşitli çözümler gösterilmiştir.
Ayrıca, bileğin bazı kullanım
şekilleri de anlatılarak, bu yönde yapılan yanlışların giderilmesi
amaçlanmıştır
   Piyano tekniğinde kullanılan dört mekanizma vardır. Bu
mekanizmalar,parmakların dip oynakları, bilek, dirsek ve omuzdur.
Bunların gergin kullanılmaması gerekmektedir. Çünkü eklemler, kasların
rahat çalışmasına imkan tanır. Daha doğrusu eklemler ve kaslar
koordineli olarak çalışmak zorundadır. Eklemler serbest bırakılmasa
dahi, kaslar rahat çalışabilir. Ancak,tam bir serbestlik sağlanmaması
sonucunda oluşacak yorgunluk birikimi,zamanla kasılmalara, kasılmalar
da giderek rahatsızlık ve sakatlıkların doğmasına yol açacaktır. Bu
nedenle, kullanılan eklemlerin de serbest bırakılması zorunludurSözü
edilen mekanizmalarda piyano çalarken meydana gelen kasılmalar
(gerilmeler) farklı şekillerde gözlenmektedir. Örneğin, kolun serbest
bırakılmaması, üst kolun gövdeye yapıştırılması veya kolun dışa ve
yukarıya
doğru kaldırılması, omuz ve bilek yüksekliği gibi. Kolların serbest
bırakılmasıyla omuzlar rahatlar. Ancak, kol ve omuz serbestliği
sağlansa bile, bilek serbestliği her zaman sağlanamamaktadır. Kollarda
olduğu gibi bazen bileğin serbest bırakılmaması da, omuz yüksekliğine
neden olabilmektedir. Bu da bilek, ön kol,omuz bölgesi ve hatta sırtta
ağrıları ve yorgunluğu beraberinde getirmektedir.Bu nedenle bileğin
rahatlatılması, genel gevşeklikle birlikte çalıcıya çok büyük
rahatlık ve kolaylık sağladığından, piyano eğitimi alan her öğrenciye,
bilek rahatlığının kazan-
dırılması önemli ve zorunlu hale gelmektedir.
Bu çalışma ile, bilek rahatlığının önemi vurgulanmak istenmiş ve bunun
nasıl kazandırılacağına ilişkin çeşitli çözümler önerilmiştir. Ayrıca,
bileğin bazı kullanım şekilleri de anlatılarak, bu yönde yapılan
yanlışların giderilmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu çalışmanın, mevcut
eksikleri gidereceği ve daha sonra yapılacak çalışmalara kaynak
olacağı umulmaktadır.

PİYANO EĞİTİMİNDE BİLEK KULLANIMININ ÖNEMİ :
Bilek, önkol ile el arasında bulunan eklemdir. Bu bölge, vücudun
hiçbir
yerinde bulunmayan sayıda kiriş, damar ve sinir içerir. Bu oluşum
yoğunluğu
bölgenin klinik ve cerrahi önemini arttırır Sekiz kemikten
oluşur Ön kol kasları olan "extensor ve flexor" kaslar ile
"sinirler ve damarlar" buradan geçmekte ve bunlar bir bant ile
kuşatılmaktadır.
Bütün bu özelliklerin yanında oynar bir eklemdir. Bu da vücudun bu
bölgesini
daha da önemli kılmaktadır. Oluşum yoğunluğu şekillerde açıkça
görülmektedir.
Bilek, ön kol kaslarının, sinirlerin ve damarların geçtiği bir bölge
olma
özelliğinden dolayı, parmak kaslarının rahat çalışmasına da imkan
tanır. Ayrıca
kol ağırlığının tuşeye aktarılmasını da sağladığından, anatomide
olduğu kadar
piyano eğitiminde de önemli rol oynar. Eklemleri serbest bırakmak
(parmak,
bilek, dirsek, omuz) ve hiçbir zorlanma olmadan, eforsuz, doğal yolla
çalmak
için gerginlikten arınmak gerekir,Bileğin görevini yerine
getirmesi gevşek olmasıyla mümkündürGevşek olmayan bilek
parmak hareketlerini zorlaştırır ve piyanodan çıkacak sese etki eder.
Sert bilekle
çalınan her ses sert, kuru ve ruhsuz olur.Kuvvetli
vuruşlarda, kol ağırlığının tuşlar üzerine sertlikle inmesini önlemek
için, bileğin
alçalma hareketine ihtiyaç vardır. Bu hareket, yüksekten düşen kolun
bütün
ağırlığının tuşlar üzerine tesir etmemesi içindir ve bu sayede
ağırlığın bir kısmı
bilekte kaybolarak çıkacak sesin sertliği önlenmiş olur .Bunun içinse
gevşeklik şarttır.
Aynı zamanda bilek, elin aşağı-yukarı, sağa-sola ve dairesel
hareketler yapmasına da imkan tanır. Bu nedenle günlük yaşamda önemli
olduğu kadar,piyano çalmak için gerekli olan teknik alışkanlıkların
kazanılmasında da büyük rol oynar.

Bilek Rahatlığının Elde Edilmesi
Yumuşak bileğin beraberinde getireceği en önemli özellik, başta
rahatlık ve bununla birlikte yumuşak bir anlatım olacaktır. Ancak bu
rahatlığı elde etmek için öğrenciye, yumuşak bileğin nasıl elde
edileceği anlatılmalı ve uygulama sırasında hissettirilmelidir. Rahat
bilek ile sert bilek arasındaki fark, eğitim gören kişi tarafından çok
kolay ve çok çabuk fark edilecektir. Yumuşak bileği elde etmek için
yapılması gereken en önemli çalışma, masa başında yapılacak olan
çalışmadır. Çocuğa, doğal hareketlerden yola çıkarak çalmayı öğretmek,
yumuşak bileğin elde edilmesinde büyük kolaylık sağlar.Masabaşı
denilen bu çalışmada yapılacak olan, çocuğa, masada yemek beklerken
ellerini ve kollarını masanın üzerine koyduğu anda doğal olan bilek
rahatlığının hissettirilmesidir.Bu noktada bilekte, kolda ve
parmaklarda hiçbir zorlanma olmayacaktır. Bu pozisyon klavyeye
aktarıldığında ise tamamen doğal bir rahatlık sağlanmış
olacaktır. Masabaşı çalışması, piyanoya yeni başlayan öğrencilerde
olduğu kadar, piyanoda ilerlemiş, fakat bilek sertliğine sahip olan
öğrencilerde de uygulanabilir.Bilinçli bir şekilde yapılan uygulamalar
sonrasında bileklerin rahatladığı ve piyanonun tamamen doğal bir
şekilde çalındığı gözlenecektir. Bilek rahatlığını sağlamanın bir
diğer yolu ise, ara sıra bileği hafifçe tutarak
yumuşaklığının kontrol edilmesidir. Başka bir yol ise, bileğe,
aşağıdan yukarıya doğru ya da yukarıdan aşağıya doğru hafifçe
bastırmaktır.

Bilek Sertliğinin Nedenleri ve Çözüm Önerileri
Piyano çalmak için önemli yer tutan bileğin, sertleşme nedenlerinin
bilinmesi, elbette ki bu sorunun çözümlenmesinde büyük önem
taşımaktadır.Bilek sertliğinin nedenleri, psikolojik, fizyolojik ve
uygulamaya dayalı nedenler olarak üç başlık altında incelenebilir.
Psikolojik Nedenler
Psikoloji, her konuda olduğu gibi piyano eğitiminde de büyük önem
taşıyan ve öğrencileri önemli ölçüde etkileyen faktörlerin başında
gelmektedir. Kişinin ruhsal yapısı (çekingen, içe dönük, dışa dönük
vs.) gerek ders, gerek çalışma esnasında rahatlığını büyük ölçüde
etkiler. Bu nedenle, öncelikle öğrencinin çalışma esnasında rahatlığı
sağlanmalıdır. Bu çekingenlik veya içe dönüklüğün bir başka nedeni de
öğretmen-öğrenci ilişkisidir. Öğretmen çok sert veya çok
otoriter olduğu taktirde, bu durum öğrenciyi elbette ki olumsuz yönde
etkileyecektir ve ister istemez gerilmesine neden olacaktır. Öğrenci-
öğretmen diyaloğunun iyi olması, eğer varsa öğrencideki çekingenlik ya
da içe dönüklüğü zamanla değiştirecek; bu da öğrencinin kendisini çok
daha iyi ifade etmesini ve kendine olan güveninin artmasını
sağlayacaktır. Bu durum isteksizlik veya motivasyon eksikliğini de
giderecektir. Aynı zamanda öğretmen, öğrencisi ile
olan dostluk dozajını da iyi tayin etmelidir. Öğrencisiyle
bütünleşmeli, başarısızlıklarında onu yeniden çalışmaya yöneltmeli,
motive edici olmalı ve bunlar için teşekkür beklememelidir. Öğrenciye
çok fazla yüklenmemeli, kendi sanatçılığında gerçekleştiremediklerini,
öğrencisinden beklememeli; bir başka deyişle kendisini öğrencisinde
görmek gibi bir düşünceye sahip
olmamalıdır Konser veya sınav heyecanı da sertliğe sebep olabilir.
Parçada öğrencinin emin olmadığı, korktuğu yerler varsa sertleşme
kaçınılmazdır Öğrencilerin konser heyecanını yenmeleri ve sahne
deneyimi kazanmaları için sık sık sahneye çıkmaları sağlanmalıdır.
Örneğin bir sesin oktavını alırken, uzaktaki notaya ulaşamama korkusu,
bilek sertliğine neden olabilmektedir. Bunun gibi örnekler
çoğaltılabilir. Öğrencinin yanlış çalma korkusu olduğunda oluşabilecek
sertliğe izin vermemek için öğrencinin, o çalışmada yanlış nota
çalmasına izin verilmeli, "yanlış çal, önemli değil; yeter ki rahat
ol!" şeklinde uyarılmalı; varsa yanlış notalar daha sonra
düzeltilmelidir. Eğitimde öğrencinin psikolojik rahatlığı zorunludur.
Aksi halde, bileği içeren
çalışmalar da dahil olmak üzere, yapılan çalışmalardan istenen verim
alınamayacaktır.

Fizyolojik Nedenler
Bilek sertliğinin bir diğer nedeni ise öğrencilerin fizyolojik
yapılarındakifarklılıklardır. Yaş faktörü fizyolojik nedenlerin ilki
olarak sayılabilir. Bunun nedeni ise küçük yaştaki insanların sahip
olduğu fiziksel esneklik ile daha ileri yaşlardaki insanların sahip
olduğu esnekliğin aynı olmamasıdır. (Örneğin bir ilkokul öğrencisinin
sahip olduğu fiziksel esneklik ile bir üniversite öğrencisinin
esnekliği arasındaki fark gibi) Bu da sertleşmeyi
kolaylaştıracaktır.Yetişkin kişilerdeki bilek sertliğine, mümkün
olduğunca izin verilmemeli ve öğrencinin kendisini sık sık kontrol
etmesi tavsiye edilmelidir.
Büyük ele sahip kişiler geniş pozisyonlarda zorlanmamakta; ancak dar
pozisyonlarda
parmaklarda sıkışma görülmektedir. Bir piyanisti zorlayan bir pasaj,
bir diğeri için kolay olabilir. Çünkü fiziksel avantajlar söz
konusudur. Uzun parmaklar geniş açılımlara yardımcı olur, ama kromatik
pasajlarda sıkışabilirler ve kendi yollarına giderler.Küçük ele sahip
bireylerde ise, ses elde etmek için vurma eğilimi görülebilir. Bu
vurma hareketi aşağıdan yukarıya doğru olabileceği gibi yukarıdan
aşağıya doğru da olabilir. Bu da bileğin savrulmasına ve gerginliğe
sebep olur.
Öğrencinin el büyüklüğü gözetilmeksizin, varsa ses elde etmek için
yapılan
vurma hareketine kesinlikle izin verilmemeli ve sürekli kontrol
altında
tutulmalıdır. Kontrol olmadığı taktirde bilek gerilim içerisine
girebilir. Ses
parmaklar ile elde edilir. Bu sırada bilek rahat olmalı ve sabit
durmalıdır. İtici
güç olamadan parmakları hareket kabiliyeti içerisinde kullanılır
duruma
getirebilmek, öğrencinin, bileğine hafif bir şekilde dokunarak onun
sabit
durduğunu hissetmesini ve parmak eklemlerinin izin verdiği kadar,
parmakları
yukarı kaldırarak dip eklemden serbestçe vurmasını sağlamakla
olacaktır.Bu gerilimin bir diğer nedeniise bileğin tam olarak ne yöne,
yani aşağıya mı, yukarı mı hareket edeceğini,
yoksa sabit mi duracağını bilmediğinden kaynaklanmaktadır. Kemik
yapısındaki bozukluklar da sertliğin nedenlerindendir. Eğer
varsa,kemik yapısındaki bozukluklar göz önünde bulundurularak kişiye
göre çalışma yöntemleri geliştirilmelidir. Ne olursa olsun, bizlere
verilen bu fiziki
malzemelerle en iyi olanı bulmak zorunda ve bunlarla iyi geçinmek
durumundayız.
Kendi teknik sınırlarımız içerisinde program seçmeliyiz.Diğer
nedenlere gelince; bunlar ortamdan ortama değişiklik gösterebilirler.
Örneğin, oturulan tabure eğer alçaksa, piyano önünde oturan kişinin
dirsekleri klavye ve parmaklardan aşağıda kalacaktır. Bu durumda
çalmak için bileği yükseltme ihtiyacı hissedilebilir. Çok alçak
oturuş, bileklerin kaldırılmasıyla parmak hareketlerini sınırlar. Çok
yüksek oturuş ise, kol ve bileklerin alçaltılmasıyla el hareketini
sınırlar.Bu da sertlik ve yorgunluk demektir.
Tabure yüksekliğine dikkat edilmelidir. Klavye, parmak uçları ve
dirseğin
yere paralel bir doğru çizebileceği yükseklikte; piyanoya çok uzak ya
da çok
yakın olmayacak bir şekilde ve taburenin ön yarısına oturmaya özen
gösterilmelidir. Piyanoya çok uzak oturmak, klavyeye uzanmak anlamına
gelir.
Klavyeye çok yakın oturulduğunda ise kişi, kendisini sıkıştırılmış
hissedecek ve
bileğe kramp girecektir
Uygulamaya Dayalı Nedenler
Bilek sertliği en çok, çalışma anında yapılan hatalardan
kaynaklanmaktadır. Anatomik yapıya uygun olmadığından yanlış bilek
hareketinin sertliğe sebep olması kaçınılmazdır. Örneğin bileğin çok
yüksek tutulması veya çok düşük tutulması gibi. Bileğin içe dönük ya
da dışa dönük durması da başlangıçta olmasa bile ileride örneğin üçlü
ya da dörtlü akarların alınmasında ortaya çıkıp sorun
yaratabilir.Bilek, el, parmak ve kol rahatlığını sağlamak için
öncelikle masa başı
çalışması yapılmalı ve bu çalışma birkaç ders boyunca devam
ettirilmelidir. Elinpozisyonu iyice yerleşinceye değin, beşli içinde
kalan parça, etüt ve alıştırmaların dışına çıkmamak yerindedir.İleri
seviyede sertlik oluştuğu anlarda da masa başı çalışması yapılabilir.
Arpejlerde hareket doğru yapılsa bile bilek sertliği söz konusu
olabilir. Ancak bu sertlik, öğrenci tarafından fark edilmeyebilir. Der
Erste BACH, Sol Majör Tanz'daki arpejde olduğu gibi. Bu arpejde
öğrenci, uzaktaki notaya (oktav sese) ulaşma çabasıyla bileğini
sertleştirebilir. Arpejlerde bileğin hareketine ve rahat olmasına
dikkat edilmelidir.
Staccatolarda olması gereken parmak ve bilek hareketi gevşeklik
içerisinde yapılmadığı taktirde, bilek sertliği ve buna bağlı olarak
yorgunluk meydana gelecektir. Parmak staccatosu veya akor
staccatolarında sanki sıcak bir cisme dokunmuş gibi tuştan ayrılmak
gerekir. Bu hareket çok büyük bir rahatlık içerisinde yapılmalıdır.
Özellikle akor staccatolarında, bilekteki küçük bir sertlik
etkisini ağrı ve yorgunluk şeklinde hemen gösterecektir.
Gamlarda da aynı durum söz konusudur. Sabitlenen bilek, gevşeklik
içerisinde kullanılmazsa, çok kısa bir süre içerisinde sertliğe bağlı
olarak yorgunluk meydana getirecektir. Bu yorgunluk, sertlik
içerisinde gerçekleşen staccatodaki yorgunluğa oranla, kendisini çok
daha çabuk gösterir. Başparmak hazırlığının yapılmaması da güçlük
doğuracak ve bilek eklemi sertleşecektir.
Gamlarda dikkat edilmesi gereken, sabitlenen bilek ve başparmak
geçişidir.İkinci parmak çalarken başparmak avuç içine girmelidir.
Başka bir deyişle başparmağın hareketi, çaldıktan sonra tuştan
kalktığı anda avuç içine girmesidir.Başparmak hazırlığının gecikmesi,
hız arttıkça bileğin savrulmasına sebep olur. Bu nedenle başparmak
hazırlığı yapılmalıdır. Böylelikle hiçbir
güçlük doğmayacak ve bilek eklemi de sertleşmeyecektir. Bilek
ekleminin sertleşmemesi için, öğrenciye şöyle bir öneride
bulunulabilir: Parmak, alt geçit için hazırlığını yapar yapmaz, elin
ve bileğin yan tarafa, sanki başka birisi tarafından çekilmesi
şeklinde düşünülerek, öğrencinin notayı çalmak için, elini dışarı
doğru çekmesi söylenebilir. Aynı pozisyon dönüşte kullanılabilir. Bu
kez,
bileğin çekilmesi yerine itilmesi söz konusudur.Ön kol ağırlığının
yanlış yerde verilmesi, bileği ve çalma hızını olumsuz yönde
etkileyecektir. Örneğin sıra seslerden oluşan hızlı bir pasajda olduğu
gibi. Özellikle forte çalınması gereken hızlı pasajlarda, tüm kol
ağırlığı yerine, ön kol ağırlığı tercih edilmelidir. Çünkü tüm kol
ağırlığı hareketi yavaşlatır ve bileğe gereksiz bir yük biner. Bu da
bileğin sertleşmesi, sıkışması ve yorulması demektir. Aynı oranda hız
da azalır.
Oktavlı pozisyonlara sahip eserler gevşeklik içerisinde çalınmazlarsa,
bilek sertliği söz konusu olabilir. Oktavlı akorlarda bilek yokmuş
gibi düşünülmelidir. Aksi halde bilek gerilim içerisine girecektir.
Bağ sonlarındaki, elin tuşeden kalkma hareketinin rahat yapılabilmesi
için öğrenciye,
bileğinin tam bir serbestlik içerisinde olması gerektiği ve elin her
dikey hareketinin abartılması söylenebilir. Ancak bu abartılı hareket
bedene doğru ya da tam olarak yukarıya doğru değil, hafif ileri ve
piyanoya doğru düşünülmelidir.
Doğru parmak numaralarının kullanılmaması, aynı yerin sürekli farklı
parmaklarla çalınması ve/veya elin sürekli pozisyon değiştirmesi;
özellikle de bir sonraki pozisyona hazırlığın yapılmaması, bileğin de
pozisyon değiştirmesine ve buna bağlı olarak da sertleşmesine neden
olur. Bu nedenle parmak numaralarına dikkat edilmeli; doğru parmak
numaraları kullanılmalıdır. Kullanılan parmak numaraları
notasyondakiyle aynı olmasa bile, ters bir pozisyon yaratmadan,
rahat çalabileceği şekilde kişiye özel de olabilir.
Hızlı çalmak ve özellikle dizilerde veya sıra seslerde yapılan bilek
yaylanması,bilek sertliğinin nedenlerindendir. Parçaların hızlı
çalışılmasından dolayı eserin bazı bölümleri, eser tüm ayrıntılarıyla
bilincine yerleşmediğinden karanlık kalmaktadır. Kasları yöneten
sinirler birbirlerine ve beyine bağlı olduklarından birinin kasılması
diğerini de etkiler. Bilekteki kasılma, kol, omuz, karın ve bacak
kaslarının kasılmasına neden olabilmektedir.Çalınan eserler önce ağır
tempoda çalışılmalı ve iyice özümsendikten sonra hızlandırılmalıdır.
Önemli olan eserleri hızında çalmak ya da hızlı çalmak değil, birkaç
kez arka arkaya ve yorulmadan çalmaktadır. Bu nedenle parçaların,
yavaş çalışılıp, beyinsel ve kassal olarak özümsenmeleri
gerekmektedir. Sertleşmeyen bilek ve diğer mekanizmalarla rahat icra
ancak böylelikle mümkündür.
Sıra sesler ve diziler çalışırken bileğin yaylanmasına izin
verilmemeli; bilek sabit el pozisyo-
nundaki gibi tutulmalıdır.Bu yaylanma bileğin yorulması ve dolayısıyla
sertleşmesi demektir. Sıra seslerdeki bilek yaylanmasını önlemek için
çalma sırasında bilek, öğretmen tarafından hafifçe ve sadece iki
parmakla tutulabilir ya da öğrenci, diğer elinin bir parmağını
kaldıracın hemen
ötesinde hafif bir dokunuşla dedektör gibi kullanabilir. Yani, elin
ötesinde bileğe hafif bir dokunuş gibi. Sertleşme başladığında
gevşemeksizin çalışmaya devam etmek de öğrenciyi olumsuz yönde
etkiler.Özellikle öğrenci gevşek olmayan kaslarla çalışmaya alışırsa,
gevşetmek daha da güçleşir ve sertlik kalıcı hale gelir Bu noktada
bileğin sertleşmesi de kaçınılmazdır. Bu nedenle sertleşme
olduğunda,önce gevşeyip, çalışmaya daha sonra devam edilmelidir.Belli
bir davranış çok tekrarlandığı zaman nöronlar arasındaki bağlantı
kuvvetlenir. İyi öğrenilmiş bir davranış, bir süre tekrar edilmeyecek
olursa, nöronlar arasındaki bağlantı zayıflar.Çalışmaya ara
verildiğinde
de, kaslar arasındaki koordinasyon zayıflayacak, nöronlar arasındaki
bağlantı yavaş yavaş azalacaktır.Dolayısıyla bilek rahatlığı da
kaybolabilir.Bu nedenle çalışmaya uzun süre ara verilmemeli; periyodik
olarak çalışmaya devam edilmelidir. Ara verdikten sonra, performansı
yeniden kazanmanın zor olduğu unutulmamalıdır.Kontrolsüz çalışmak da
sertliğe neden olabilir. Kontrollü ve rahatlık içerisinde yapılan her
çalışmada ise böyle bir durum söz konusu olmayacaktır ve istenilen tüm
mekanizmalar (bilek de dahil) rahat bir şekilde kullanılacaktır. Aşırı
çalışmak da dikkat dağınıklığına neden olur. Dolayısıyla kontrol
azalır. Rahatlık içinse kontrol şarttır. Çalışırken aşırıya
kaçılmamalı; normal olan süreler tercih edilmelidir.
Bütün bu çalışmalarla birlikte asıl yapılması gereken, öğrenciye kendi
kendini kontrol etmesini öğretmektir.Öğrenci,öğrendiklerini,nerede
kullanacağını bilmeli ve gerektiğinde kullanmalıdır. Öğrencinin ezber
yapmasına izin verilmemeli; akıllı çalışma ilkesi olarak bildiklerini
nerede ve nasıl kullanması gerektiği öğretilmelidir. Önemli olan
öğrenciye gereken yerlerde ve genel olarak
kendi kontrolünü nasıl yapması gerektiğinin öğretilmesidir. Gösterilen
teknik alışkanlıklar hissedilerek öğrenilmelidir. Ancak hissedilen
davranışlar refleks haline dönüştürülebilir ve kontrol edilebilir.
Öğrenci, hissedilmeden öğrenilen davranışları nasıl kontrol edeceğini
bilemez. Hareketin gerçekte nasıl yapılması gerektiğini bilmediği
gibi. Ancak bu şekilde kendini kontrol edebilir hale gelebilir.
Böylece öğrenmede kalıcı olacaktır. Dolayısıyla problem olan yerlerde,
öğrenci problemi fark edecek ve kendi çözümünü kendisi bulacaktır. Sol
elde çıkıcı bir gamda dördüncü parmakta bir sorun varsa :
1. Kas hareketinde veya pozisyon esnasındaki açıda bir yanlışlık mı
var? ve
2. Bu nasıl düzeltilecek? şeklindeki tutum, arzu edilen değil, zorunlu
olan bir tutum olmalıdır
Yapılan ders ve çalışmalar sonucunda öğrenci, kendi kendini kontrol
etme alışkanlığı kazanmışsa, var olan problemi fark edecek, bildiği
teknik alışkanlıklar ve bilgiler doğrultusunda da karşılaştığı
problemleri rahatlıkla çözümleyebilecektir. Öyleyse, bilek
rahatlığının kazanılmasında asıl olan,öğrenciye doğru teknik
alışkanlıklarla birlikte, kendi kontrol etme alışkanlığının
da kazandırılmasıdır. Sertlik içerisinde uygulanan her çalışmanın
kramplar ve daha uzun sürede ise sakatlanmalara sebep olacağı
düşünülürse, piyano çalışırken yapılacak olan her egzersizin gevşeklik
içerisinde yapılması zorunludur. Bu genel gevşeklik içerisinde bileğin
de rahat olması, yani diğer eklemler gibi serbest bırakılmasına özen
gösterilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, bilek rahatlığının
sağlanması için gerekenler yerine getirilmeli, özellikle, öğrenciye
kendini kontrol etme alışkanlığı kazandırılmalı ve rahatlık içerisinde
çalışma, alışkanlık haline getirilmelidir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !